15 Şubat 2012

Jesse James, Bir Kovboy ve Devrim Üzerine…





Jesse James için bir şeyler yazma gereksinimini hissetmemdeki sebeplerden biri dünyaca ünlü isimler arasında benimle aynı gün doğan pek fazla insana rastlamamış olmam. Tabi burada 2000' lerin popstarından bahsetmiyorum. Jesse James 5 Eylül 1847'de doğmuş. Benden tam 139 yıl önce yani. Ayrıca Türkiye'de onun adına pek fazla bilgi de bulunmayışı araştırma ve bahsetme isteğimi güçlendirdi. Peki kimdir Jesse James?
Jesse James, bir savaş kahramanı, yaşadığı dönemde gazetelerde hikayelerinin anlatıldığı kanun kaçağı, silahşör, banka soyguncusu, aile babası... Western filmlerinde anlatılan tipik bir kovboy. Eğer sizde beni gibi 'Vahşi Batı' filmleri izlemeyi seviyorsanız ya da çocukluğunuzda Teksas Tommiks falan okuyup hayran kalanlardansanız eminim ilgimi anlayışla karşılarsınız.
Filmlerden aşina olduğumuz çiftlik evlerinden birinde, henüz köleliğin yasaklanmadığı dolayısıyla Amerikan İç Savaşının henüz başlamadığı yıllarda çocukluğunu geçirir J.J. üvey babası ve kardeşleri ve ondan fazla kölesiyle ağalar gibi yaşarken 'İç Savaş' patlar. Daha 16 yaşındayken silahını beline takıp Güneylilerin saflarında gerilla gibi savaşır. Kuzeyliler için yapılan pek çok katliamda yer alır. Savaş bitip Güney kaybedince vurularak yakalanır. Henüz yirmili yaşlarının başında.. Ama bu hikayenin sonu değil başıdır halbuki.
Jesse James, Missouri eyaletinde yaşar. Eyalet ABD’nin tam ortasında, Kuzey ve Güney topraklarının sınırında yer almaktadır. Yani savaşın en çetin geçtiği yerlerden biridir aslında. Savaştan sonra da doğal olarak en fazla yıpranan şehirlerden biridir de ayrıca. İnsanlar hala savaşın izlerini taşıyorlardır. Köleliğin kalkmış olması ve kuyruk yarasıyla beraber hala bazı Güneyli guruplar devlete karşı şiddetli eylemlerine devam ederler. J.J de eski arkadaşlarıyla beraber bu eylemlerde yer almaya başlar. Filmlerden bildiğimiz banka soygunları, posta arabası saldırıları, tren baskınları… Artık J.J bir savaş kahramanı olmaktan çıkmış kanun kaçağı olmuştur. Yapılan darbeler Kuzeyli zenginlere, şirketlere yöneldiğinden Güneyliler gözünde yeni bir kahraman doğmuştur. O zamanki basının desteğiyle artık J.J 19. Yüzyıl Amerikasına damgasını vurmuş yeni nesil bir Robin Hood’dur. Zenginden alıp fakire vermiyor olsa da…
Başarılı ve başarısız olan pek çok soygundan sonra, ABD hükümeti ve soyulan şirketler için J.J’yi yakalamak artık bir gurur meselesi halini almış, başına ödül konmuş, duvarlara “Wanted” ilanları yapıştırılmaya başlanmış. Saklandığı şehirlerde halk tarafından sevilerek korunan J.J yakalanamamıştır. Dönemin ödül avcıları, özel dedektifleri ve hükümet ajanları da takibe katılmış ancak başarılı olunamamıştır. Sonunda çetesine aldığı iki kardeşin ihaneti ile kalleşçe sırtından vurularak öldürülmüştür.
Peki Jesse James’i sıradan bir kovboydan çıkıp bir kahraman yapan şey neydi? İyi bir silahşör oluşu mu, gazetelerde anlatılan uydurma hikayeleri mi, yakalanılamıyor oluşu mu?
Bence her şeyden çok J.J bir umut ışığı idi. Savaştan ağır bir yarayla çıkmış Güneyli halk için hala her şeyin bitmediğini, masa başında yada savaş alanında kaybedilmiş onurun tekrar kazanılmasına yardımcı olmuş bir maceraperesttir. Yaptığı işler ne kadar kanlı da olsa, düşmana vurulan her darbede halkın desteğiyle yüceltilmiş birisidir. Benzetmemi mazur görün ama başarılı her devrimde kahramanlaşan, ölümsüzleşen kişilerin arkasında hep halkın desteği vardır. Adolf Hitler, Che Guevara yaptıkları devrimlerde insanları yanlarına alarak başarılı oldular. (Bunun Hitler için iyi devam ettiğini ve bitiğini söyleyemeyeceğim.) Ya da vatan haini ilan edilmiş birisinin, yıkılmış bir imparatorluktan, milletinin desteğiyle cumhuriyet yaratmayı başaran ‘Büyük Önder’imiz Atatürk.
Bugün ileriye bakabilmek için tarihteki kahramanları örnek almak ya da yeni bir kahraman beklemek gerekmiyor bence. Ama bırakın kahraman olmayı sadece sesini çıkarmaya çalışan insanların, basılmamış kitapların dahi yok edildiği, özgürlüklerin kısıtlandığı bir yüzyılda (!) posta arabası mı soymalı yoksa yalnız bir kovboy gibi günbatımında at mı sürmeli kestiremiyorum.

Jesse James ile ilgili yayınlar için;

Performansların üst düzey olduğu ama bence fazlasıyla uzun ve sıkıcı bir film olan;
The Assasination of Jesse James by the Coward Robert Ford (2007)
Aksiyonu bol ama gerçek yaşam hikayesinden uzak yeni nesil bir western;
American Outlaws (2001)
Klasik bir western olan ve mutlaka izlenmeli diye düşündüğüm ki kadro muhteşem;
Jesse James (1939)
Türkçe çevirisini de başarılı bulduğum ancak İngilizcesini tercih ettiğim;
en.wikipedia.org/wiki/Jesse_James

Bruce Springsteen 2007 Dublin konserindeki ‘Jesse James’ performansı da dinlenesidir efendim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder